Yeni İlçe Kurulması ve Bazı Belediyelerin Kaldırılmasına Dair Kanun Cumhurbaşkanınca onaylandı

e-Posta Yazdır PDF

bsbsinir1.jpgCumhurbaşkanı tarafından onaylanan 5747 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 16 büyükşehir belediyesinden 12’sinde 43 yeni ilçe kurulmasını öngörüyor. Yeni kurulacak ilçelerin bir kısmında mevcut belediyeler geliştirilirken, bir kısmında ise yeni belediyelerin de kurulması öngörülüyor.


Örneğin, Samsun Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan Atakent, Kurupelit, Altınkum, Çatalçam ve Taflan İlk Kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak Atakum İlk Kademe Belediyesine katılması öngörülürken, bu adla bir ilçe kurulması da hükme bağlanıyor. Ancak, İzmir'de çeşitli mahalleler birleştirilerek Bayraklı adında yeni bir ilçe ve belediye kurulması öngörülüyor.

Yasadan en çok 8 adet yeni ilçe kurulan İstanbul etkileniyor. Arnavutköy, Ataşehir, Başakşehir, Beylikdüzü, Çekmeköy, Esenyurt, Sancaktepe ve Sultangazi ilçelerinin kurulmasının hükme bağlandığı tasarıda ayrıca Eminönü İlçesi ve Belediyesi'nin kaldırılarak Fatih İlçesi'ne bağlanması da öngörülüyor. Bunun yanısıra bazı ilçe belediyelerinin de sınırları değiştiriliyor. Örneğin İstanbul'da Kadıköy İlçe Belediyesi'ne bağlı Atatürk Mahallesi'nin bir kısmı Ümraniye İlçe Belediyesi'ne, Esenler ve Gaziosmanpaşa İlçe Belediyelerine bağlı bır kısım alan ise Başakşehir ve Bağcılar İlçe Belediyelerine katılıyor.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile getirilen "büyükşehir belediyesine bağlı ilk kademe belediyesi" kavramı, bu tasarı ile ortadan kaldırılarak, büyükşehir belediyeleri içinde sadece ilçe belediyelerinin yer almasına izin veriliyor. Böylece 5216 sayıllı yasanın yürülüğe girdiği 26.07.2004 tarihinden önce birer belde belediyesiyken, bu tarihten sonra büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınarak ilk kademe belediyesi haline getirilen pek çok belediye, adrese dayalı nüfus sayımında nüfusu 2000'in altında kalmamasına rağmen tüzel kişilikleri kaldırılmış oldu.

Büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve tüzel kişilikleri kaldırılan ilk kademe belediyeleri yerel seçimlere kadar hizmet vermeye devam edecek ancak bu yerlerde yeni nazım ve uygulama imar planı yapılamayacak. Kaldırılan ilk kademe belediyeleri sınırları içinde kalan alanlardaki tüm imar uygulamalarının, zorunlu imar planı değişiklikleri ve yapı ruhsatlar hariç olmak üzere, büyükşehir belediyelerince yürütülmesi hüküm altına alınıyor.

Yasada ayrıca, yeni ilçelerin ve bunlara bağlı belediyelerin kurulması, bazı ilçe ve belediye sınırlarının değiştirilmesinin dışında, 67 ilde toplam 863 belde belediyesinin tüzel kişilikleri de kaldırıldı. Adrese dayalı nüfus sayımına göre elde edilen sonuçlara göre nüfusu 2000'in altında kalan ve halen ilçe olmayan belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak personel, araç gereç, taşınmazlar ve borç ve gelirleriyle birlikte İl Özel İdarelerine devredildi.

Yerel seçimlere kadar hizmet vermeye devam edecek ve tasfiye süreçleri Valiliklerce yürütülecek olan belediyelerin imar yetkileri ise durduruluyor. Bu yerlerde yeni nazım ve uygulama imar planı yapılamayacağı hüküm altına alınırken, zorunlu değişiklikler ve yapı ruhsatı hariç tüm imar uygulamalarının il özel idaresince yürütülmesi zorunluluğu getiriliyor.

Yasa incelendiğinde, genel olarak iki ilkeden bahsedilebilir. Bunlardan ilki büyükşehir belediyelerine bağlı ilk kademe belediyelerinin kaldırılarak bir belediyeye bağlanması veya yeni bir belediye kurulması, bu yerlerin de ayrıca ilçeye dönüştürülmesi, ikincisi ise büyükşehir belediyesi sınırları dışında kalan yerlerde adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 2000'in altında kalan belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılması. Ancak esas sorulması gereken soru neden böyle bir yasaya gerek duyulduğu. Yasanın gerekçesi incelendiğinde küçük belediyelerin gerek kapasiteleri, gerek hizmet kalitesindeki düşüklük ve gerekse gelirlerinin giderlerini karşılayamaması sonucundaki yüksek borçlanma nedenleriyle yeni bir yapılanmaya gidilmesi gerektiği, bu amaçla büyükşehir belediyelerinde yeterli büyüklükte belediyeler kurularak, büyükşehir belediyesi sınırları dışında ise nüfusu 2000'in altında kalan belediyeler kapatılarak daha etkin bir yerel yönetim yapılanmasına gidileceği belirtilmektedir.

2004 yılında çıkarılan Belediye Yasası ve Büyükşehir Belediyesi Yasası'na uyumun getirdiği zorluklar nedeniyle fiilen uzun bir geçiş dönemi yaşanmıştı. Bu yeni yasanın en azından 2009 ilkbaharında yapılacak olan yerel seçimlere kadar yeni bir geçiş dönemi yaratacağı ve bu anlamda hizmetlerin ve imar uygulamalarının aksayacağı kesin gibi görünüyor. Daha güçlü belediyeler oluşturulması, diğerlerinin kapatılması olumlu bir yaklaşım. Ancak, 2004 yılından bu yana çıkarılan gerek İl Özel İdareleri Yasası ve gerekse bu yazıda konu edilen yasalar yerel yönetim yapısını iyileştirmek bir kenara dursun, daha da karmaşık hale getirmiştir. İllerde valilikler ve il özel idareleri arasında ikili bir yapı oluşmuştur. Valilikler tarafından yürütülen yetkilerin bir kısmı il özel idarelerine aktarılırken aktarılmayan yetkiler halen valilik teşkilatlarınca yürütülmektedir. Bu ikili yapının yarattığı sorunlara ek olarak belediyelerin getirdiği problemler de eklenince yerel yönetimler sisteminin bir açmazda olduğu görülmektedir. Parçacı yaklaşımların terkedilerek yerel yönetimler reformunun tüm yönleriyle yasalaşması sağlanmalı, bu yapılamıyorsa 2004 öncesi sistemin hiçbir parçasına dokunulmaması gerekmektedir.

Meslek çevrelerinde yeterince tartışılmayan bu yasaların politik tartışmaların konusu olmaya devam edeceği kesin gibi.



21.03.2008 Yazan:İlker Akbay - Kentlob.net


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile