Yavaş kent Şeferihisar turizme hazır

e-Posta Yazdır PDF

Fast-food kültürüne karşı İtalya’da başlayan hareketin yarattığı ve doğa, gelenek ve teknolojiyle barışık olmayı öngören ‘yavaş şehir’ unvanını Türkiye’de ilk alan ilçe Seferihisar. İlçe, yeni haliyle turizmde cazibe merkezi olacak.

 

cittaslow-logo-2

Türkçeye “sakin/yavaş şehir” olarak çevrilen “Cittaslow”, İzmir’in Seferihisar ilçesinden başlayarak Türk turizminde yeni bir çığır açmaya hazırlanıyor. Fast-food kültürüne karşı tepki olarak çıkan ‘slow-food’ hareketinin devamı olarak İtalya’da başlayan Cittaslow hareketinin özü peynirden şaraba, yaşam biçiminden çevreye kadar eski değerleri korumaya dayanıyor.

azmak-trip
Kitle turizmine karşı 5 yıldızlı oteller yerine, butik otel ve pansiyonların hizmet verdiği, yerel kültüre sahip çıkarak sakin yaşam tarzının benimsendiği; çevre, gürültü kirliliğine ve trafiğe karşı yoğun önlemlerin alındığı, alternatif enerji kaynaklarının kullanıldığı “Cittaslow”lar, son yıllarda dünyada klasik tatil anlayışını değiştiriyor.

Bir yıl önce CHP adayı olarak belediye yönetimini devralan belediye başkanı Tunç Soyer, doğal güzellikleri, jeotermal kaynakları ve mandalinalarıyla ünlü Seferihisar’ı farklılık yaratarak cazibe merkezine dönüştürmek için araştırmaya başladı.
3 temel kritere uyulmalı
Dünyada ‘salyangoz’ logosuyla temsil edilen Cittaslow’un Seferihisar’a uygun konsept olduğuna karar veren Soyer, bu logoyu almaya hak kazanacak kriterlere sahip olmak için ilçeyi seferber ediyor. Soyer, yavaş şehrin ortaya çıkış öyküsünü şöyle özetliyor: “Roma’da bir meydanda, bir McDonald’s açılmasına karar verildiğinde, bir grup İtalyan vatandaşının başlattığı eylem, bugün 142 ülkede 80 binin üzerinde üyesi olan bir sivil toplum hareketine dönüşüyor. 1999′da 4 İtalyan kenti slow-food’u bir yemek hareketi olmaktan çıkarıpbir kent standardına dönüştürmeyi kararlaştırıyor. Bu koşulları yaratmak için de 59 kriter belirleniyor. Böylece, slow-food’un devamı olarak ‘Slowcity’ ya da yarı İngilizce yarı İtalyanca orijinal adı olan ‘Cittaslow’ ortaya çıkıyor”.

Geçen yıl 6 aylık bir çalışmadan sonra Seferihisar’ı da Cittaslow ağına dahil ettiklerini söylüyor Soyer: “Türkiye’nin ilk Cittaslow’uyuz. Türkiye gruptaki 19. ülke olurken, Seferihisar ise 29. Cittaslow olarak kayıtlara girdi.” Soyer, bir şehrin ‘yavaş şehir’e layık görülmesi için 3 temel başlık olduğunu söylüyor: “Teknolojiyi en üst düzeyde kullanmak, manyetik kirlilikle mücadele için rüzgâr, güneş gibi çevreci teknolojiyi kullanmak ve geçmiş değerleri gün ışığına çıkarmak… Bu başlıklar genelde birbiriyle çelişen başlıklar olarak görülüyor. Çünkü geleneklerden söz ediyorsanız, tutucusunuzdur ve teknolojiden söz etme hakkınız yok. Ya da teknolojiden yanaysanız, doğa ve çevreyi ihmal edebilirsiniz. Cittaslow’un başarısı, işte bu çelişkili görünen 3 başlığın birbirine harmanlanmasında yatıyor.”
Eski tatlar keşfediliyor
Soyer, motorlu araç trafiğinin sınırlandırılması, doğal enerji kaynaklarının kentte kullanılması, geleneksel lezzetleri bugünle buluşturmak ve yerel üreticinin desteklenmesi gibi birçok kriter olduğunu kaydeden Soyer, Seferihisar’ın kriterlerin yüzde 50′den fazlasını yerine getirdiğini belirtiyor. Özellikle yerel üreticiyi desteklemek konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Soyer, “Köy pazarlarını hayata soktuk. Eski belediye binasını köylere tahsis ettik. Her bir odasını bir köye verdik. Üretici ile tüketiciyi buluşturduk. Köylüler başlangıçta tutuklardı ama sonra bir dönem vazgeçtikleri üretimlere tekrar başladılar. Organik tarıma döndüler. Pazarın tek şartı ise kendi ürettiğin malı satabiliyorsun. Halden alıp getirip satmak yok. Şu anda 8 köyümüz bu pazarda, kendi standlarında ürünlerini satıyorlar” diyor.

Kadınlar günde 500 TL kazanıyor
İlgi sayesinde ikinci pazarı açtıklarını anlatan Soyer, “Sığacık’ta kurduğumuz pazarda hanımların evlerinin önünde stant açmasına izni verdik. İçli köfteden nohutlu mantıya, börek çeşitlerinden dantele kadar kendi üretimlerini satıyorlar. 145 kadın stant açıyor ve her biri en az 500 TL kazanıyor. İnanılmaz güzel para kazanıyorlar” diye konuşuyor. Soyer, bu ay sonunda da gençlerle yerel lezzetleri buluşturmak adına ayda bir açılacak olan çocuk pazarı projelerinin bulunduğunu söylüyor.

Soyer, Seferihisar’dan sonra Türkiye’de 60 kentin Cittaslow olmak için talepte bulunduğunu sözlerine ekliyor.
Makam arabası güneş enerjili bisiklet
Türkiye’nin ilk ‘sakin şehri’ Seferihisar’ın Belediye Başkanı Tunç Soyer, örnek olmak için makam aracı olarak güneş enerjisiyle çalışan bir bisiklet aldı. İzmir Ekonomi Üniversitesi ile birlikte bir bisiklet fabrikası kurup 2 ve 4 kişilik özel bisikletler tasarladıklarını belirten Soyer, “Bu araç rampalarda pedal çevirmeden yol almanızı sağlıyor. Özellikle hanımlar ve yaşlılar için cazip. Ben sadece prototipine bindim. Ama en kısa zamanda imalata geçeceğiz. Fiyatı 1750 TL olacak. Yakında tramvay, fayton ve bisiklet yolları yapacağız” diyor.
Pencerelerden sardunyalar sarkacak
Seferihisar’daki binaları ve caddeleri yeniden elden geçireceklerini kaydeden Tunç Soyer, “Tüm binalar boyanıp çanak anten ve tabelaları sökerek, görüntü kirliliğini ortadan kaldıracağız. Evlerin balkonlarına ve pencerelerine sardunyalar yerleştirilecek. Buna örnek bir bina yaptık. Belediye Pasajını restore ettik. Güvenli ve düzenli trafik akışı; araç trafiğini azaltmak için de ana caddemizde düzenlemeler yapılacak” diyor.

Yavaş şehir olmanın bazı kriterleri
* Geri kazanım teknikleri ve çevreci politikalar geliştirmek.

* Toprağın çevre dostu şekilde kullanılabilmesi için gereken altyapıyı kurmak.

* Organik üretim ve tüketimi desteklemek; genetiği değiştirilmiş organizmalardan sakınmak.

* Finansal zorluğuna düşen yerel üreticileri desteklemek.

* Gerçek konukseverlik kalitesini korumak.

* Gençlerin ve okulların lezzet eğitimiyle tanışmasını sağlamak.

* İşletmecinin yanı sıra vatandaşın da ‘yavaş şehir’de yaşadığını fark ettirmek.

Kaynak: Referans

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile