BUNU BİZ YAPTIK
Bu günlerde pek çok toplantıya katıldım. Pek çok belediye başkanı ile görüştüm. İş adamları ile toplantılar yaptık. Vatandaşla konuştuk. Hemen hemen herkes kaçak yapılaşmadan şikayetçi. Bende gittiğim yerlerde gezerken pek çok mevzuata aykırı yapı gördüm. Bunu yanı sıra fen ve sağlık şartlarına uygun olmayan yapı gördüm. Peki ne yaptım. Hiç bir şey. Geldim ve Türkiye’nin imar sorunları hakkında pek çok konuştum.
Bir zamanlar internette dolaşan bir haber vardı. Pulitzer ödüllü Kevin Carter hakkında. Hatırlar mısınız bilmem. Başında akbabanın beklediği bir çocuğun fotoğrafını çekmişti. Bu fotoğrafla Pulitzer ödülü kazanan Kevin Carter daha sonra intihar etmişti. Çocuğun akbaba tarafından yenilip yenilmediğine dair bir bilgi yok. Ancak o fotoğrafın çekildikten hemen sonra akbabanın kaçtığı biliniyor. Fotoğrafı çeken Kevin Carter fotoğrafı çektikten sonra çocuğu bırakıp olay yerinden ayrılıyor. Söylentiye göre, orada yasayanlar hasta olduğu için onlara dokunmak yasak bu yüzden fotoğrafçı fotoğrafı çekiyor, dokunmadan çekip gidiyor. Çocuk ölüyor ve tabiî ki akbaba yiyor. Ama bu sadece söylenti. Çocuğa ne olduğunu da bilmiyor. Daha sonra intihar etmesinin bu olaydaki çocukla ilintili olduğu söyleniyor. Çocuğu orada bırakmasının pişmanlığı ve çocuğun ölmüş olabileceği ihtimali üzerine. Konuşuluyor.

Şimdi bu yazıyı yazarken kendimi birden Kevin Carter gibi hissettim. Bazı şeyleri görüyoruz ama müdahale etmiyoruz. Bir meslek adamı olarak imar kirliliğinden şikayet etmeye hakkımız var mı? Bir bilen olarak duruma müdahale etmemiz gerekmez mi? Bu yazımı Nazım Hikmetin bir şiiri ile bitirmek istiyorum.
KEREM GİBİ
Hava kurşun gibi ağır!!
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum...
O diyor ki bana:
— Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem
gibi
yana
yana...
«Deeeert
çok,
hemdert
yok»
Yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır...
Hava kurşun gibi ağır...
Ben diyorum ki ona:
— Kül olayım
Kerem
gibi
yana
yana.
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa..
Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum.....
1930 Mayıs
Özen ABANOZ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


