Bonn Görüşmeleri: İklim için Büyük Umutlar, Küçük Kazanımlar
10-14 Ağustos 2009 tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) çatısı altında Bonn’da gerçekleştirilen gayriresmî iklim görüşmelerinde pek çok kritik konuda beklenen ölçüde ilerleme sağlanamadı.
Gelişmekte olan ülkelerin salınımlarını azaltması, uyum için gerekli önlemleri alması ve ormansızlaşmayı durdurmak için finansal kaynağa ihtiyacı bulunuyor. Bu kaynağın iklim değişikliğinde tarihsel sorumluluğu olan gelişmiş ülkeler tarafından sağlanması gerekiyor. Müzakerelerde bu konuda ilerleme sağlanabilmesi için, öncelikle, gereksinim duyulan finansal kaynağın sayısal olarak ortaya konması gerekiyor. Ancak, bu konuya ilişkin gelişmiş ülkelerin somut bir önerisi mevcut değil. Finansal kaynağa ilişkin öneri, yalnızca sivil toplum kuruluşlarından (160 milyar Amerikan Doları) ve İngiltere Başbakanı Gordon Brown’dan gelmiş durumda (100 milyar Amerikan Doları).
İlerleme sağlanamayan bir diğer konu ise teknoloji transferi. Gelişmekte olan ülkelerin düşük karbon kalkınmasını gerçekleştirebilmesi için gelişmiş ülkeler tarafından geliştirilen temiz teknolojilere erişebilmesi gerekiyor. Ancak, bu konu fikrî mülkiyet haklarının transferi konusunu gündeme getiriyor ve direnişle karşılaşıyor. Taraflar müzakere metnini kısa ve öz tutmaya çalışırken, fikrî mülkiyet haklarının transferi, metnin nihai olarak onaylanmasının önünde ciddi bir engel teşkil ediyor.
Bonn görüşmelerinde umut verici gelişmeler de var. Bunlardan biri Kopenhag’da alınacak sonucun yasal bağlayıcılı olan bir anlaşma olması gerektiğinin daha fazla sayıda ülke tarafından kabul edilmeye başlanması. Uçak ve gemi yakıtlarına uygulanacak vergilerin, oluşturulacak iklim fonuna dahil edilmesi fikrinin ilgi görmesi de olumlu bir başka gelişme. Eğer bu gerçekleşirse, 30 milyar Amerikan Doları tutarında bir kaynak yaratılmış olacak.
WWF, iklim değişikliğinin tehlikeli etkilerinden dünyamızı kurtarabilecek bir anlaşmanın geliştirilebilmesi için öncelikle ele alınması gereken konuları aşağıdaki gibi sıralıyor::
· Küresel ısınmanın sanayileşme öncesine kıyasla 2 derecenin altında tutulması,
· Küresel karbon salınımlarının 2050 yılına kadar 1990 seviyelerinin %80 altına indirilmesi,
· Sanayileşmiş ülkelerin salınımlarını 2020 yılına kadar 1990 seviyelerinin en az %40 altına, 2050 yılına kadar ise 1990 seviyelerinin en az %95 altına indirmesi
· Sanayileşmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum çabalarını finansal olarak desteklemesi,
· Gelişmekte olan ülkelerin düşük karbon ekonomisine geçiş için yeşil ve iklim-dostu teknolojilere erişiminin dünya çapında teknoloji transferini sağlayan küresel Teknoloji Eylem Programları şemsiyesi altında kolaylaştırılması,
· Gelişmekte olan ülkelere düşük karbon ekonomisine geçiş için gerekli finansal kaynakların sağlanması,
· BMİDÇS çatısı altında kurulacak yeni bir “Kopenhag İklim Servisi” ile Kopenhag anlaşmasının gerçek anlamda uygulanmasının sağlanması,
· Ormanların korunması ve 2020 yılına kadar “sıfır ormansızlaşma”nın sağlanması için gerekli mekanizmaların oluşturulması.
Kaynak: WWF Türkiye
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


