Doç.Dr. Mehmet TUNÇER, M. Nazım ÖZER
Bu yazıda, özellikle 80'li yıllardan sonra güncelleşen kentsel tasarım olgusunun Türkiye'deki yerinin meslek disiplinleri açısından tartışılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle dünyadaki planlama yaklaşımları incelenerek kentsel tasarımın mekân biçimlenmesinde neden önemli bir araç olduğu, kentsel tasarımın tanımı, neden Anadolu'da -yeniden- kentsel Rönesans'a ihtiyaç olduğu ve nelerin yapılabileceği üzerine düşüncelerimiz ortaya koyulacaktır. Bildiri'nin temel varsayımı; Anadolu'da Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan kentsel rönesansolgusunun, 2000'li yıllarda yeniden yaşanabilmesi için disiplinlerarası işbirliğine gereksinim olduğu, bu işbirliğinin temelinin de Şehir Plancısı - Mimar - Peyzaj Mimarı işbirliğinde aranması gerekliliğidir.
GİRİŞ Şehir planlama ve kentsel tasarım, peyzaj mimarlığı yanısırabirçok disiplinin bilgi ve birikiminden yararlanan bir uzmanlık dalıdır. Günümüzde; bilim, iletişim ve teknolojialanında yaşanan gelişmeler farklı disiplinlerin ve uzmanlık alanlarının doğmasına neden olmuş ve işbirliğini zorunlukılmıştır. Çağdaş, yaşanabilir, sağlıklı, nitelikli fiziksel çevrelerin oluşturulabilmesi için planlama sistemi yeniden tanımlanmakta ve bu sistemin içerisinde kentsel tasarım,peyzaj mimarlığı eyleminin yeri ile niteliği yenidendeğerlendirilmektedir. Şehir planlama ve kentsel tasarım gelecek için yaşam çevrelerinin ortaklaşa tasarlanması, düzenlenmesi ve birlikte yönetme fikrinin en önemli aşamasıdır. (Erten, 2007) Böyle bir yaklaşım ile ülkemizde - Anadoluda Kentsel Rönesans dediğimiz aydınlanma ve estetik, çağdaş, modern, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentsel çevrelerin oluşturulması amacıyla,ne tür oluşumların gerektiği bu çalışmada tartışılacaktır. Kentsel mekânların çağdaş tasarım ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir olarak ve kent ekolojisi düşünülerek yeniden ele alınması, bu konuda Peyzaj Mimarlığı - Şehir Planlama - Kentsel Tasarım, Mimar ve ilgili diğer disiplinlerinin birlikte çalışmasının önemi üzerinde durulacaktır. MATERYAL ve YÖNTEM Bildiride çeşitli varsayımlar ortaya konulmaktadır. Bunlar; § Kentsel Rönesans'ın ülkemizde sanat ve bilim dalları ile meslek dallarının işbirliği ile oluşabileceği, § Bu işbirliklerinin en önemlilerinden birinin şehir plancısı-peyzaj mimarı-mimar işbirliği olduğu, § Şehir plancısı, peyzaj mimarı, mimar işbirliğinin gerçekleşmesinin sağlıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentsel çevrelerin oluşması için öneminin büyük olduğu, § Şehir plancısı, peyzaj mimarı, mimar işbirliğine sanat boyutu katıldığında Kentsel Tasarımın niteliği değişeceği, estetikli ve yaşanabilir çevrelerin oluşabileceği, şeklinde özetlenebilir. .
Kentsel Mekânlarda Yaşanan Sorunlar Günümüzde Avrupa Konseyi, kentlerde ortaya çıkan ekonomik, sosyal ve fiziki sorunların çözümü ile ilgili olarak çevre ve yaşam kalitesinin artırılması için çeşitli kentsel politikalar üretmektedir. Bu kapsamda, Avrupa Kentlerinde daha iyi bir yaşam çevresi oluşturulması amacıyla Avrupa Konseyi'nin 1980'li yıllarda başlattığı Avrupa Kentsel Rönesans Kampanyaları, bu kampanyaların devamı olarak Avrupa'da kentsel programlar yaratılması gerektiğini vurgulayan "Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Daimi Konferansı" (1986) ve "Avrupa Kentsel Şartı" (1992) çalışmaları yapılmıştır. (Budak, 2006; 100) Avrupa Kentsel Şartının temelinde; Avrupadaki kentlerin, küresel rakabetteki yarışta avantajlı olması için sosyal adalet, refah dağılımı, kültürel kimlik, yaşam kalitesi, yaşanabilirlik vesürdürülebilirlik gibi kentsel yaşamın (yerleşmelerde daha iyi yaşam A Better Life in Towns; Des Villes Pour Vivre; Stadte zum Leben) daha da iyileştirilmesi için temel kavramlar ortaya atılmakta ve bunların gerçekleşebilmesi için gerekli mali kaynaklar tanımlanmaktadır. (Budak, 2006; 99; Yerelnet, 2007) Görüldüğü gibi Avrupada olduğu gibi ülkemizde de mekansal planlama ve tasarımın üretilmesinde yeni bir yaklaşım veya sistem, "ulusal kentsel gelişim stratejileri" tanımlamak zorundayız. Bu anlamda planlama, tasarım ve uygulama yaklaşımımızda yeniden bir rönesans - reform yapılmasıgerekmektedir.
Kentsel Mekânlarda Rönesans
Rönesans; sanat, felsefe, din gibi birçok konunun her yönüyle yepyeni düşünce ve yaklaşımlarla yeniden tanımlandığı, yeni anlayış ve uygulamaların ortaya konduğu bir kavramdır. Bu kavramın etkilerinden en önemlisi, bugün bile geçerli olan, bilim ve sanatta modern insan ve pozitif (bilimsel) düşünce yaklaşımıdır. Ülkemizde rönesansın başlangıcı Osmanlı dönemindeki Batılılaşma harekâtıdır. 1923 sonrasında Atatürk ve arkadaşları tarafından yapılan Devrimler ile ülkemizde yeni bir Rönesansharekâtı olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde şehircilikte, mimaride, sanatta, arkeolojide, bilimde, dilde kısaca kentsel yaşam kültüründe yeni bir arayış, aydınlanma ve kendi kültürünü yaratma hedeflenmiştir. (Tuncer, 2006) Anadolu'da Yeniden Kentsel Rönesans‘ı, şehir plancıları, mimarlar, peyzaj mimarları, sanat tarihçileri, sanatçılar, arkeologlar, sanatçılar, kamu yönetimi ve siyaset bilimcileri vb pekçok meslek dalının işbirliği ile gerçekleştirebiliriz. Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşandığı gibi bir kentin kentsel mekânlarının oluşumunda ilgili tüm meslek disiplinlerinin katıldığı, özellikle bilim ve sanatı öne çıkaran, çevreyi koruyançağdaş, modern ve yaşanabilir kentleri oluşturmak olanağı vardır. (Tuncer, 2006)
Şehir planlama yaklaşımı ve meslekler arası çalışılabilirlik Yeni kentsel yaşam kalitesini elde etmede ve kentsel alanların çözümlenmesinde yeni bir araç olarak kentsel tasarım önemli bir araçtır. Ülkemiz açısından oldukça yeni ve farklı tanımlanan karmaşık bir kavram olan kentsel tasarım eyleminin bir uzmanlık alanı olarak algılanması yenidir. Kentsel tasarım kavramının üzerinde çeşitli çevreler (odalar, yasalar, akademik çevreler) tarafından farklı görüşler ortaya atılmaktadır. Bu aşamada kentsel tasarım kavramının ve meslekler arası işbirliğinin ne olduğunu tanımlayabilmek için önce şehir planlama süreci yaklaşımlarının irdelenmesi gerekir. Türkiye'deki şehir planlama sistemini oluşturan yasalar ve yönetmelikler incelendiğinde, sistemin temel dayanağının kapsamlı planlama yaklaşımına dayandırıldığını belirtebiliriz. Buna karşın dünyadaki şehir planlama anlayışında, katılımcı, belli bilimsel temellere dayanan matematiksel modellerin kullanıldığı, bilgiye ulaşmada ve bilgnin kullanımında teknolojiden yararlanıldığı, alternatif üretildiği, estetik, mekan kalitesinin ön plana alındığı ve toplumla birlikte yaşayan, üretilen, dinamik bir planlama yaklaşımıbenimsenmektedir.
KENTSEL MEKANLARDA RÖNESANS NASIL OLABİLİR? : MESLEKLER ARASI DİYALOG VE İŞBİRLİKTELİĞİ
Şehir planlama Sürecinin Bir Parçası Olarak Kentsel Tasarım
Ülkemizde sürekli olarak üretilen bilgiler değerlendirilerek, her ölçekte ve nitelikte planlarda hiç bir zaman donmuş bir nitelikte olmayan "STRATEJİK VE YAPISAL PLANLAMA" yönteminin uygulanması zamanı gelmiş ve geçmektedir. İmar planlarında, statik formasyona sahip, en küçük detayı bile bugünden geleceğe yönelik olarak karara bağlayan yaklaşım dünyada ve Avrupa'da terk edilmiştir. Planlama sitemimizin, toplumla birlikte yaşayan, üretilen, planlı gelişmeyi gerçekleştirebilecek, yaratıcı, yenilikçi, katılımcı ve değişime açık bir modele geçiş yapılması zorunludur. Kentsel tasarım projeleri ise; belirli bir yöre için geçerli olacak tüm standartlar, yöntem ve teknikleri açıklayıcı ve yönlendirici olmalıdır. Bu Projeler; imar planları raporundaki plan notları ve kararlarından farkı üçüncü boyut mimari karakter, detay, malzeme ve ulaşım gibi konuları içermelidir. Kentsel tasarım mekânın organizasyonu olduğu için tasarım disiplini diyebileceğimiz şehir planlama, peyzaj mimarlığı ve mimarlık dalları ile ilişkisi yoğundur. İlgili bu üç disiplin kentsel tasarımı farklı açılarla tanımlamaktadır. Peyzaj mimarları,kentsel tasarımı binalar dışında kalan çevrenin tasarlanması, kent görünümü, kısaca kentsel peyzaj olarak tanımlarlarken,mimarlar da kentsel tasarıma büyük ölçekli mimarlık uygulaması olarak yaklaşmaktadır. Şehir plancıları ise; kentin planlamaya ilişkin detaylarını çözümleme, estetik ile ilgili düşünülen konuların saptandığı bir süreç olarak görmektedirler. (Ayataç,1999) İlgili disiplinlerin kentsel tasarımın kendilerince en uygun tanımlamalarını kabul ettirmek için karşılıklı mücadeleye giriştikleri ve uzmanlık sınırlarıyla ilgili sürekli anlaşmazlıklarının olduğu bilinmektedir. Belirlenen bu yaklaşımların bir bütünlük içerisinde doğrulukları olduğu kabul edilebilir. Kentsel tasarımın çok değişkenli bir disiplin olması tanımında da farklılıkları ortaya koymaktadır. Bu tartışmalara girmek yerine kentsel tasarım projeleri kentsel sorunların çözümünde bu üç disiplin şu yaklaşımları; § Sosyal, ekonomik, kültürel ve uzlaştırıcı güç olarak kentsel tasarımcı-şehir planlama, § İmge yaratıcı ve artist olarak kentsel tasarımcı - mimari, § Uygulamalı ekolojist olarak kentsel tasarımcı - peyzaj mimarlığı ve § Altyapı tasarımcısı olarak kentsel tasarımcı - mühendislikyaklaşımlarını içermelidir. (Karaman,1999, s. 236)
Kentsel Tasarım Uygulamaları ve Yasal Dayanağı
Türkiye'deki şehir planlama eylemini biçimlendiren ve yasal çerçeveyi oluşturan 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde kentsel tasarımın tanımı yapılmamıştır. Yani şehir planlama süreci içinde kentsel tasarımın hangi ölçekte, hangi aşamada ve nitelikte yapılacağı bir hukuksal belgeye bağlanmamıştır. Buna karşın Organize Sanayi Alanları, Toplu Konut Alanları gibi tek işlevli büyük mekanlar ile kent merkezi gibi karmaşık sorunların ve fonksiyonların bulunduğu küçük mekanların kentsel projeleri, yarışma yada ihale yöntemleriyle elde edilmektedir. Kentsel tasarımın yaygınlaşmasında ağırlık yarışmalardır. Ancak bu projelerin büyük çoğunluğu yaşama geçirilememektedir. Bunun nedenleri olarak; § Kentsel tasarım projelerinin tek çözüm peşinde olan projeler değil, sadece istenilen yapısal ve işlevsel çözümlerin ana hatlarıyla belirlendiği detay projelerin elde edilmesini oluşturulan tasarım dili çerçevesinde esnek bırakan ara ölçek çözümler olarak algılanmaması (Vardar, 1997), § Yarışma veya ihale ile elde edilen tasarım projelerinin meslek çevrelerince tartışılamaması yada tartışılmaması ve belgelenememesi, § Mekanın planlanma, tasarlanma ve uygulanma sürecinde kent tasarım, mimarlık ve peyzaj mimarlığı meslek disiplinleri (disiplinler arası bir ekip çalışması olmasına rağmen) birinci derece sorumludur. Ancak bu üç meslek disiplininin ortak çalışma ortamı bulması sadece kentsel tasarım yarışmalarında (zorunluluktan dolayı) olmaktadır. Birçok yarışmada ödül alan ekiplerin gerek projelerinde ve gerekse raporlarında bu mesleki birlikteliğin tam olarak yerine getirilememesi, § Yetkili kurumun akçal kaynaklarının kısıtlı olması belirtilebilir.
Kentsel Mekanın Biçimlenme Sürecinin İşlerliği
Şehir planlama sistemimiz; bir yerleşmenin tarihini içine alan ülkesel ve bölgesel politikalar ve amaçlar (Bölge Planları) doğrultusunda nüfus, işgücü, konut, sanayi, ticaret, sosyal hizmetler gibi fonksiyonların geleceğe yönelik mekansal yansımasını; bir rehber, yol gösteren, belli bir esneklikte bir çerçeve (yapısal) plan şeması ile kentin makro formunun şekilleneceği üst ölçekli plan ile elde edecektir. Kentin makro formunun elde edilmesi sonucu yoğunluk, ulaşım ilişkilerini oluşturan Nazım Planlar geleceğe nasıl ulaşılacağının ara aşamalarını, etaplarını belirleyen ve girişimcileri yönlendiren kentin fiziksel şemaları olarak değerlendirilmelidır. Nazım planlar hemen işleyen, zamana bağlı gelişmelere ve değişimlere esneklik taşıyan İmar planları ve uygulama sürecinde özellikle öncelikli alanlarda kentsel tasarım zorunluluğu getirilerek çözümlenmelidir. Uygulama imar planları, belirlenen etap ve öncelikleri içinde program, plan ya da eylem planı anlayışı çerçevesinde elde edilmelidir. Öncelikli alanlar için üretilen uygulama imar planları kentsel tasarım projeleriyle beraber ele alınarak yapılaşma programları oluşturulmalıdır. Bu oluşumlar ile çerçeve yasada bulunması gereken tanımların yanı sıra imar planları üzerinde çizili, plan notlarında yazılı olarak kesinlik ve belirginlik kazandırılmalı ve hatta kentsel tasarım projelerinin onanarak yasal bağlayıcı ek belgeler olabilmesi sağlanmalıdır. Böyle bir kapsamda sit alanı, turizm alanı, kıyı alanı, özel çevre veya kentin sorunlu bir alanı, kentsel tasarımda bu süreç içerisinde ve problem çözümüne yönelik alt detay planı olarak görülmeli ve plan bütünlüğünü bozucu uygulama ortadan kaldırmalıdır. Bu alt detay planlar ile mekanın fiziksel yapısını oluşturan yapılar ve yapılar arasında kalan boşlukların biçimlenmesi ve böylece mimarlık-peyzaj mimarlığı ile bağların kurulması görevini kentsel tasarım eylemi yüklenmelidir (Özer,1998). Süreç, elde edilen planlar sonucu yapılaşma alanlarının uygulama projelerinin oluşturularak mimari, peyzaj mimari ve mühendislik projelerinin elde edilmesi şeklinde özetlenebilir. Şemada o konuyla ilgili temel disiplinler belirtilerek diğer meslek disiplinlerinden gerekli bilgi ve desteklerin alınacağı düşünülmelidir. Yeniden tanımlanmaya çalışılan şehir planlama süreciyle yapılmaya çalışılan düzenlemeler, kentliye çağın gereği bir yaşam vermeyi amaçlamaktadır. Bu süreçte hangi planlama yaklaşımı kullanılırsa kullanılsın, hangi tür planlama çalışması yapılırsa yapılsın planlamaya veri olabilecek bilgilerin araştırılması, değerlendirilmesi önemli bir sorundur. Bu sorunun aşılmasında kentsel tasarımın kullanımına bu şekilde yaklaşılırsa kent mekanının fiziki biçimlenişinde daha verimli mekanlar üretilerek kentlere dinamizm ve kimlik kazandırılabilir. Türkiye'deki şehir planlama eylemini biçimlendiren ve yasal çerçeveyi oluşturan 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinde kentsel tasarımın tanımı yapılmamıştır. Yanişehir planlama süreci içinde kentsel tasarımın hangi ölçekte, hangi aşamada ve nitelikte yapılacağı bir hukuksal belgeye bağlanmamıştır. Buna karşın tarihi çevreler, organize sanayi alanları, toplu konut alanları, açık ve yeşil alanlar gibi tek işlevli büyük mekanlar ile kent merkezi gibi karmaşık sorunların ve fonksiyonların bulunduğu mekanların kentsel tasarım plan ve projeleri, yarışmalar yada ihale yöntemleriyle, kentsel tasarım teknikleri kullanılarak elde edilmektedir. Bu tür uygulamaların çokluğu, planlama ve tasarım kültürüne katkısı bakımından önemlidir. Ancak elde edilen kentsel tasarım projeleri, yasal bir belge olan imar planı tekniğine yeterince dönüştürülmemektedir. Kentsel tasarım rehberleri, imar yönetmeliklerine ve imar planı notlarına dönüştürülemediğinden uygulamalarda başarısızlıkların ortaya çıkması doğaldır. Kentsel tasarımın disiplinler arası bir ekip çalışması olması gerekmektedir. Özellikle son dönem kentsel tasarım yarışmalarında ekip içerisinde kent plancısı, mimar ve peyzaj mimarı bulunması gibi ekip üyelerinin farklı disiplinlerden oluşma zorunluluğu, kentsel tasarım projelerinin zengin, dinamik, uygulanabilir ve yaratıcı olmasını sağlamaktadır (Ertan, 2005). •5. SONUÇ VE ÖNERİLER Sonuç olarak çağdaş müziği, şiiri, tiyatroyu, resmi, heykeli ve mimariyi gerçek değerleriyle çabucak sevip, kavrayabilen ve bunu kent ortamlarına, yaşam biçimine uygulayabilen bir toplumu, kitleyi oluşturabildiğimiz sürece, kentimizi ve kent yaşantımızı olgunlaştırabilir ve Anadolu'da -yeniden- Kentsel Rönesans'ı oluşturabiliriz (Tuncer, 2006). Bu amaca ulaşmak için farklı meslek disiplinlerinin ve bilim insanlarının bir arada çalışarak yerel ve merkezi yöneticileri yönlendirecek mekansal tasarımlara yönelmesi gerekmektedir. Kentsel Tasarımın, üst ve alt ölçekte mekanların sorunlarının çözümlenmesinde görev ve sorumluluk alanlarının net olarak yasal belgelerde belirlenmemiş olması önemli bir sorundur. Ancak bu sorun şehir planlama süreci içinde kentsel tasarımın yeri, kapsamı, araçları ve tekniklerinin neler olabileceğinin saptanması ile sorun aşılabilir; § Şehir planlama sürecinde kentsel tasarımın etkinliğinin artırılabilmesi için öncelikle bugünkü İmar Yasası ve diğer özel yasaları kenti ve doğal çevreyi bütünüyle kapsayacak bir çerçeve yasa olarak geliştirilmelidir. § Kentsel tasarımın etkinliğinin artırılabilmesi için diğer bir husus ise küçük parsel ölçeğindeki klasik imar yaklaşımından kurtularak toplu yapılaşma girişimlerini özendirecek birmülkiyet anlayışı benimsenmelidir. § Belediyelerin İmar Müdürlüklerine bağlı olarak yer alanPlanlama Büroları, imar planları ve kentsel tasarım plan ve programlarının uygulanması ve denetlenmesinden yükümlü bir kurum olarak yeniden yapılanmalıdır. Bu kurum kent plancısı, mimar, peyzaj mimarı, endüstri mühendisi, sanat tarihçisi gibi çeşitli meslek disiplinlerini içeren uzmanlardan oluşturularak işlerliği artırılmalıdır. Ayrıca bu durumda; Şehir Plancıları, Mimarlar Odası ve Peyzaj Mimarları Odalarının kentsel tasarım projelerinde bu kentsel tasarım formasyonuna sahip üyelerinin ekipte bulundurulmasını sağlayacak ortak bir tüzük düzenlemesine gidilmelidir. Bugünkü Koruma İmar Planlama sürecinde olduğu gibi işin tanımına göre ekibin nitelikleri tanımlanmalıdır. Kentsel mekanların daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve estetik hale getirilebilmesi amacı ile "Güzelleştirme", "Sağlıklaştırma" ve "Çağdaşlaştırma" Plan ve Projelerini "KENTESL TASARIM" ağırlıklı olarak ele alarak uygulamaya koymalı, Böylece, daha çağdaş, daha güzel ve estetik, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir kentlere ulaşılacak ve Anadolu'da -yeniden- Kentsel Rönesans gerçekleştirilecektir.
KAYNAKLAR Budak, S., 2006, "Yeniden Yapılanma, Avrupa Birliği ve Kent", Kamu Yönetiminden Planlamaya Yeniden Yapılanma, TMMOB Şehir Plancıları Odası Yayını, İstanbul, s.98-104. Karaman, A, 1999, "Bir Disiplin ve Meslek Olarak Kentsel Tasarımın Yeri, Konumu ve İçeriği", 1. Ulusal Kentsel Tasarım Kongresi; Kentsel Tasarım: Bir Tasarımlar Bütünü 26-28 Mayıs 1999, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 234-239, İstanbul. Özer, M.N., 1998, Planlı ve Tasarlı Yaşam alanlarının Kent Kimliği Üzerindeki Etkileri, Antalya Örneği, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara. Şanlı, İ, 1991, "Kentsel Tasarım Eğitimi Üzerine Yanıtlanmamış Bazı Temel Sorunlar", 1. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 5-9, İstanbul. Tuncer, M., 2006, "ANADOLU'DA - YENİDEN - KENTSEL RÖNESANS", ANKARA, Hacettepe Üniversitesi - Güzel Sanatlar Fakültesi Tarafından Düzenlenen 8. ULUSAL SANAT SEMPOZYUMU "SANAT ve KENT" 18-20 Ekim 2006; Sunulan Bildiri, Bildiri Kitabı. Yerenet, 2007,http://www.yerelnet.org.tr/uluslararasi/avrupakonseyianlasma7.php.
(bu çalışma 22-24 Kasım 2007 tarihleri arasında Antalya‘da düzenlenen "Hedefler-Stratejiler-Politikalar" başlıklı Peyzaj Mimarlığı 3. Kongresinde sunulmuştur.)
Ülkemizde kent ve kentsel mekanın biçimlenmesinde etkili olan planlama sistemi, temelde İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile tanımlanmaktadır. Kentsel mekanın biçimlenmesinde etkili olan planlama sistemi ve bu sistem içerisinde kentsel tasarımın rolü ile meslek disiplinlerinin etkinliği bu kanunda tanımlanmamaktadır.
Kentleşme olgusu, oluşturduğu kentsel mekânlarda insan üzerinde olumsuz etkiler sergilemektedir. Bunun temel nedeni kentlerde yaratıcılığı önleyen planlama anlayışının, kentsel mekânın görsel zenginliklerini yok etmekte ve niteliksiz ticari amaçlı gereksiz bir yapı yoğunlaşmasına itmesidir. Bu sorunların oluşmasında en önemli etmenler, hızlı nüfus artışı ve çarpık kentleşme, arsa spekülasyonu, kentsel rantların müteahhitlere gitmesi, yerel yönetimlerin bu rant paylaşımdaki olumsuz tutum ve davranışları, meslekler arası diyalog ve işbirliğinin yeterince olmaması, sanat ve bilim insanlarının kentsel mekanların oluşumundaki yetersiz katılım ve etkilei vd. sayılabilir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


