En Büyük Çevre Sorunu: Savaş

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER

Geçenlerde bir arşiv taraması yaparken “En Büyük Çevre Sorunu: Savaş” başlıklı  iki yazımı buldum. Bugün bunları sizinle paylaşmak istiyorum.

KENTGES, yeni bir sistemin somutlaşması

KENTGES, yeni bir sistemin somutlaşması

Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, üzerinde çalışılan Kentsel Gelişme Stratejisinin büyük önem taşıdığını ifade ederek, ''Çünkü bu strateji, bir ortak irade, kararlı duruş, yeni bir sistemin somutlaşması olarak değerlendirilebilir'' dedi.

Akyaka da Yavaş Kent Olmaya Hazırlanıyor

Akyaka da Yavaş Kent Olmaya Hazırlanıyor

Küçük bir kasaba düşleyin; doğası bozulmamış, dev marketlerde bir ekmek alabilmek için kuyrukta bekleyen insanlar yok, korna sesleriyle uyanmıyorsunuz. Hayatınız koşuşturarak geçmiyor. Yediğiniz içtiğiniz her şey yaşadığınız yörenin doğal ortamında sağlıklı bir şekilde yetiştiriliyor. Ayaküstü geçiştirilen sağlıksız besinlerle değil doğru düzgün yemeklerle besleniyorsunuz. Arabaya değil bisiklete biniyorsunuz. Çevre kirliliği yok. Gürültü patırtı yok. Etrafınızda gözü rahatsız eden bir yapılaşma yok. İşte bu felsefeyle yola çıkan bir toplumsal hareketin temsilcilerinden biri olmaya hazırlanıyor Akyaka… Ama Akyakalıların arzusu ve onayı ile…

Antalya Çevre Planı İptal Edildi

“En kötü plan, plansızlıktan iyidir” diye doğru bir tanımlama vardır. Şimdi Antalya’nın en kötü bir planı dahi kalmadı. Mahkeme, Mimarlar Odası’nın açtığı davada, “Büyükşehir Belediyesi’nin 1/ 50 bin ölçekli Antalya Çevre Planı ile 1/25 bin ölçekli Nazım İmar Planını, kökten iptal etti.

 

 

“En kötü plan, plansızlıktan iyidir” diye doğru bir tanımlama vardır. Şimdi Antalya’nın en kötü bir planı dahi kalmadı. Osman AYDIN Antalya Mimarlar Odası Şube Başkanı

Yarışma da Asla Sadece Yarışma Değildir!

Kanımca çok uzun süredir, proje yarışmalarının jürileri, geçmiş dönemlere göre (10-15 yıl öncesi) bugün çok daha önemli hale gelmiştir. Çünkü geçmiş dönemlerde yarışmayı düzenleyen Bayındırlık Bakanlığı, İller Bankası gibi kurumlarla, onlara yardımcı olan Mimarlar Odası, oldukça birikimli ve donanımlı idiler. Bu nedenle gerek yarışma şartnamesinin hazırlanması, gerekse raportörlük hizmetleri, jürinin üzerinden çok önemli bir yükü alırdı. O nedenle raportörler, jüri çalışmaları sırasında da, jürinin sağlıklı ve güvenli çalışmasını sağlayacak, birikimli ve becerikli kişilerden seçilirdi.

 

Ancak gelecek 20 yıl boyunca gelişmeye devam edecek projenin, mağazaları, sportif ve kültürel faaliyetlere yönelik merkezleri, güvenliği, marinası, sağlık, spa, golf ve turistik tesisleriyle birlikte 500 evin üzerinde bir yerleşim alanı olması planlanıyor.

Port Alaçatı, Türk turizminin gözbebeği Alaçatı'nın muhteşem koylarında hayat bulan yepyeni bir yerleşim. Türkiye'de daha önce benzeri görülmemiş, dünyada da az sayıda örneği bulunan bir marina-kent projesi olan Port Alaçatı'nın konsepti, ünlü Fransız mimar François Spoerry imzasını taşıyor.

Güney Fransa'nın en ilgi çekici yerleşimlerinden biri olan Port Grimaud projesinin Alaçatı'ya uyarlaması olan projenin planlaması, Spoerry hayatını kaybetmeden önce, 1999 yılında yapıldı.

Projenin master planının sorumluluğu şimdi, Aykut Mutlu ile uzun yıllar Spoerry ile birlikte çalışan mimar Xavier Bohl'a ait.

Port Alaçatı projesinin nerede kurulacağı, François Spoerry'nin oğlu Yves Spoerry'nin uzun araştırmaları sonucunda belirlendi. 1995 yılında projenin tüm sorumluluğunu, başarılı projeleri ile tanınan ünlü Türk mimar Aykut Mutlu üstlendi. Port Alaçatı, Türkiye ve Rusya'da yürüttüğü başarılı projeleri ile tanınan ANT YAPI tarafından inşa ediliyor.

port_alacati_proje6b.jpg


Proje Hakkında

Port Alaçatı, Türkiye'de benzeri olmayan büyük bir proje. Karada kanallar açarak adeta küçük bir Venedik yaratılacak proje sadece Çeşme ya da İzmir için değil, Türk turizmi için de çok önemli bir yatırım.

Sürekli fiyatların düştüğü ve sürdürülebilir gelişme konusunda zafiyet yaşayan Türk turizmine vizyon kazandıracak olan proje, Alaçatı'nın marka değerini yükselterek, dünya çapında hak ettiği üne erişmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.

Alaçatı'nın doğal dokusunun korunması için özel projeler ile ilerleyen Port Alaçatı'da, mimari etap etap devam etmekte. Turizmin yoğun olduğu yaz aylarında inşaat çalışmalarına ara veriliyor.

Evlerin yanı sıra mağazalar, butik oteller, restoranlara da yer ayrılan Port Alaçatı'nın merkez noktası marinası.

port_alacati_proje18b.jpg



Ayrıca 18 delikli bir Golf Merkezi için halen Alaçatı Belediyesi ile çalışmalar yürütülüyor. Tüm konutların kendilerine ait sahilleri ve bahçeleri bulunan Port Alaçatı'da sportif faaliyetlere özel bir önem veriliyor. Hayatın adeta sörf ve deniz etrafında döndüğü Alaçatı'da yelkencilik, scuba-diving, derin deniz balıkçılığı, yürüyüş, trekking gibi doğa sporları için her türlü imkan mevcut.

Türkiye'nin özlemini duyduğu kaliteli turizm politikasını gerçekleştirmeyi ve Alaçatı turizmini yılın 10 ayına yaymayı hedefleyen Port Alaçatı Projesi, bölge ekonomisine daha geniş bir vizyon ve büyük açılımlar sağlayacak.

Proje ile yalnız Alaçatı'nın değil, Çeşme yarımadasının ekonomik seviyesinin ve turizm potansiyelinin çok daha yukarılara çekilmesi, bu paralelde Alaçatı'nın da marka değerinin daha da yukarılara taşınması amaçlanıyor.

port_alacati_proje7b.jpg


Yaşam Stili ve Etkinlikler

"Su içinde, su ile yaşam" konsepti üzerine kurulan Port Alaçatı projesi, Türkiye'yi dünyada da benzeri az sayıda olan bir yaşam tarzı ile tanıştırıyor.

Denizlerle çevrili bir yarımada ülkesi olmasına rağmen Türk insanının yabancı olduğu bir kavram olan deniz yaşamı, Port Alaçatı ile hayat bulmaya hazırlanıyor.

Çeşme yarımadası, çevresindeki sayısız koy ile yatçılık için olağanüstü bir cazibe merkezi iken, yıl boyunca kesilmeyen rüzgarı ile Alaçatı bölgesi, sadece Türkiye'de değil, dünyada önemli sörf merkezleri arasında yer alıyor.
Tüm bu avantajları, tamamı denizi gören yamaç evler ve her biri denize sıfır konumlanan sahil evleri ile birleştiren Port Alaçatı'da, deniz gündelik yaşamın aksesuarı değil, ana öğesi.

Port Alaçatı'da her ev, teknesini kendi sahiline bağlamak, bahçesinden Ege'nin maviliklerine atlamak, kendi özel sörf deposundan çıkardığı sörfü ile benzersiz bir keyif yaşamak ayrıcalığına sahip olacak. Marinası, deniz kıyısındaki butik otelleri ve sahil restoranları ile Port Alaçatı, dört dörtlük bir deniz kenti.

Alaçatı'yı Alaçatı yapan en büyük marka değerleri arasında belki de ilk sırayı alan rüzgar sörfü, Port Alaçatı'nın da belkemiği. "Su içinde, su ile yaşam" konseptinin de öngördüğü gibi, başta sörf olmak üzere tüm su faaliyetleri, Port Alaçatı'da en çok önem verilen nosyonların başında geliyor.

port_alacati_proje21b.jpg

Port Alaçatı, Alaçatı'nın tüm doğal güzelliklerinin kıymetini bilen ve tadını çıkaran, çok yönlü, yüksek kaliteli bir yaşam anlayışı sunuyor. Dolayısı ile sörf gibi sofistike bir spor, Port Alaçatı'da gündelik yaşamın bir unsuru. Tüm Port Alaçatı evlerinde sörf malzemelerini saklamak için özel depolar bulunuyor.

Yalnızca sörf değil, golf gibi, termal turizm gibi, belli bir yaşam tarzının ifadesi aktivitelerin tamamı Port Alaçatı yaşam tarzının bir parçası. Özellikle yelkencilik, tekneler ile evlerin önüne kadar gelinebilen bir beldenin en gözde etkinliklerinden biri olmaya aday görünüyor. Port Alaçatı, tam teçhizatlı marinası ile denizciliği teşvik ediyor.

Sörfçülerle yelkencilerin birbirlerine rahatsızlık vermeden faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli tüm detayların düşünüldüğü Port Alaçatı'da, tekne trafiği için belirlenen güzergah, ışıklı dubalar ile sörf sahasından ayrılıyor. Söz konusu güzergahta teknelere uygulanacak hız limiti, profesyonel sörfçülerin tüm koyu kullanabilmelerine olanak sağlıyor. Körfezde konuşlanan sahil güvenlik görevlileri de bölgenin denetimini üstleniyor.

www.portalacati.com.tr