Abant’ı bozmayın

e-Posta Yazdır PDF

Derya Sazak'ın 17 Nisan 2010 tarihli Milliyet Gazetesinde Abant gölü ile ilgili yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

 

Resim32

Çevreye duyarlı muhabirler de olmasa Türkiye’nin nehirlerine, göllerine, Ege ve Akdeniz’in eşsiz koylarına yönelik otel, motel, elektrik santralı kurma, yeşili, maviyi yok etmeye dönük projelerden haberimiz olmayacak!

Cahit Akyol’un Hürriyet’te dün çıkan haberi uyarıcıydı. Abant Gölü ve çevresinde ağaç kesilerek başlatılan “yol açma” çalışmalarının altından bölgeye otel yapılması planı çıkmış!

Gölün bulunduğu çevre “milli park” olmasına karşın Bolu İl Özel İdaresi 2010’un ilk aylarında ormanın içinde “Turizm Merkezi ve Turizm Tesis Alanı” yapılması için yazışmalara başlıyor. Projenin hayata geçirilebilmesi, ulaşımın park içinden sağlanabilmesi için Uzun Devreli Gelişme Planı ile Abant Gölü ve Yakın Çevresi Düzenleme Planı’nda düzenleme yapılması gerektiği vurgulanıyor. Turizm ve Kültür Bakanlığı’ndan planı değiştirmek üzere izin isteniyor.

Resim40

Bolu Valiliği’nin bu yazışmalara eklediği otel ve turizm tesisi amaçlı 1/25 binlik plan taslaklarında da Abant Gölü’ne bakan tepelerde otel için 9 hektarlık yer ayrılmış. Böylece gölün vahşi güzelliği, Türkiye’nin başka pek çok yöresinde olduğu gibi bozulacak, zamanla betonlaşacak. Bu katliam da sözde turizm adına, devlet eliyle gerçekleştirilecek.

Hürriyet’in haberinde bu sürece Turizm Bakanlığı’nın da “yeşil ışık” yaktığı şeklinde bilgiler var.

CHP Zonguldak milletvekili Ali İhsan Köktürk, Abant’taki doğa katliamını soru önergesiyle Meclis gündemine getirmeye çalışıyor.TMMOB Orman Mühendisleri Odası üyeleri Abant Milli Parkı’na yapılanlarla ilgili Bolu Cumhuriyet Savcılığı’na “suç duyurusu”nda bulunmuşlar.

Haberi okuyunca Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı aradım. Günay’ın “çevreciliği” siyasetten önde gelir. Bu köşede de, politikadan çok “doğa” yazıları çıkmasını yeğler.

Abant’ta otel ve yol açma haberlerini sorunca, “Okudum, bizim izin vermemiz söz konusu değil. Abant’ta ormanı ve doğal çevreyi bozacak bir projeye olur vermem” diye tepki gösterdi.

Bolu Valiliği ile belediye, orman ve çevre müdürlükleri arasındaki “yerel” yazışmaların Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bağımsız yapıldığını, ileriye dönük bir karar oluşturulmadığını anlattı.

Gazetede çıkan göl kenarındaki yol çalışmalarının ise, Abant’taki suyun yükselmesinden kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

Bakan’ın söylediklerine inanıyoruz ancak “burası Türkiye” ve bütün aşklar böyle başlar!

İsmail Cem de, çevreye çok duyarlıydı, Dışişleri Bakanlığı’nın yoğun temposu arasında yazları fırsat buldukça Göcek’te dinlenirdi. Bir gün telefonla aradı ve Sarsala Koyu’na karadan yol açıldığını haber verdi. Gazeteciliği baskın çıkmıştı! Araştırdık, orman yangınlarına karşı, yol açıldığını söylediler. Şimdi Dalaman’dan Sarsala’ya taksiler çalışıyor.

Günay’ın iyi niyetli sözleri nedense Cem’i çağrıştırdı. Abant’ı bozmayın!

http://www.milliyet.com.tr/abant-i-bozmayin/derya-sazak/siyaset/yazardetay/17.04.2010/1226247/default.htm