Türkiye Tarihi Evler Koruma Derneği – TÜRKEV, Çanakkale Belediyesi ve Mimarlar Odası Çanakkale Şubesinin düzenlediği, “Çanakkale’de Tarih ve Kimlikli Gelecek” konulu 28. Tarihi Evler Haftası, 10-16 Mayıs 2010 tarihleri arasında İstanbul ve Çanakkale’de sempozyum ve gezilerle gerçekleştirildi. 28. Tarihi Türk Evleri Haftası sonunda kaleme alınan Sonuç Bildirgesi aşağıda verilmiştir.

28. TARİHİ TÜRK EVLERİ HAFTASI ÇANAKKALE SONUÇ BİLDİRGESİ
“ÇANAKKALE’DE TARİH VE KİMLİKLİ GELECEK” 16.05.2010
Çanakkale coğrafyası, kültürlerin geçiş ve kesişim noktasıdır. Tarihte yaşananlar, bütün uygarlıklara beşiklik etmiş bir bölgenin bugüne aktarılan birikimlerini bizlere sunar. Bu tarihsel birikimler, bugün ve gelecekteki kimliğimizi oluşturur.
Troia, Gelibolu, Kazdağları Ana Belirleyicilerdir.
Troia, Gelibolu Milli Parkı ve Kazdağları, tarihsel birikimin ve gelecekteki kimliğimizin temel taşlarıdır. Söz konusu bu üç değerin tarihinin korunması ve kimlikli gelecek oluşturması için, öncelikle yapılması gerekenlerin altını çiziyoruz.
Troia 3.500 yıllık farklı katman ve kültürlerin birikimiyle oluşan uluslararası bir değerdir. Bu değerin çok ve üst üste katmanlaşan yapısı Troia’yı gezen ziyaretçilerin algılamasını zorlaştırmaktadır. Arkeolojik yerleşim ve ören yerinin daha anlaşılır kılınması, ek bilgi-belgelerin sergilenmesi ve gelişkin anlatımlarla mümkün olacaktır. Bunun için Troia, bir süredir projelendirme çalışmalarına başlanan ‘Troia Müzesi’ne hızla kavuşmalıdır.
Gelibolu Milli Parkı, 1994 yılında başlayan süreciyle, uluslararası mimari fikir yarışmasının 1997 yılında belirlenmesi ve Uzun Devreli Gelişme Planının 2002 yılında onaylanmasıyla önemli bir koruma, yeniden işlevlendirme ve planlama dönemi yaşamıştır. Dinginlik, huzur ve barış temasına hizmet etmesi, planlamanın temel amacını oluşturur. Ancak, 2002 yılından bu yana geçen sürede yaşananlar Gelibolu Milli Parkının planlama dışı farklı amaçların odak merkezine dönüşmesine, birçok siyasi ve ideolojik misyona hizmet eder hale gelmesine yol açmıştır. Dinginlik ve huzurun yerini kargaşa, kalabalık ve alışveriş çılgınlığı, barış taleplerinin yerini ise savaş çığırtkanlığı almıştır. Gelibolu Milli Parkında son dönem yaşananlar tekrar irdelenmeyi, süreci değerlendirmeyi, koruma-işlev-planlama kavramlarının tarih ve kimlikle birlikte incelenmesini gerekli kılmaktadır.
Kazdağları, bu coğrafyanın yaşam kaynağıdır. Tüm tarihsel süreçte, bu coğrafyada kimlik ve kültürlerin belirleyicisi olmuştur. Tam da bu süreçte Kazdağlarına yönelik yok edici tehditler ve girişimler gözlenmektedir. Altın ve maden aramaları, yazlık ve fiziki yapılaşma başta olmak üzere tüm tehdit ve tehlikeleri bertaraf edecek bir bütüncül planlama yapılması zorunludur. Ayrıca tüm Kazdağları ve civarını kapsayan milli park sınırının genişletilmesini talep ediyoruz.
Kırsal Alan ve Köy Yerleşimleri Belgelemeyi ve Planlamayı Bekliyor.
Çanakkale bölgesindeki yerleşimler bir taraftan kentsel, diğer taraftan ise kırsal alan-köy yerleşimlerinin, kimliklerini tüm tarihsel ve kültürel birikimiyle bugüne taşıdığını göstermektedir. Göçler dolayısıyla boşalan ve gittikçe yok olma sürecine giren kırsal alan-köy yerleşimleri ivedilikle belgelenmeli, envanter çalışmasıyla arşive katılmalıdır. Bazıları sit alanı olan özgün kırsal alan-köy yerleşimlerinin ise, dışarıdan ve büyük kentlerden gelenlerin tahribini engelleyecek planlamalarla korunması ve yaşama katılarak geliştirilmesi gerekmektedir.
Kentlerin Tarihi Merkezlerinde Tescil ve Planlama Çalışmaları Arttırılmalıdır.
Kentsel yerleşimlerin ise 2 tür sorunu öne çıkmaktadır. Birincisi; mevcut tarihi ve kültürel değerlerini koruyamamaktır. Bu durum tarihi ve kültürel mevcudun tespiti, tescili ve sit ilan edilmesinin engellenmesi olarak görülebildiği gibi, sit alanlarının planlanmaması, var olan koruma planlarının uygulanmaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunların aşılması için koruma ve planlamadan sorumlu kurum ve kuruluşlar ile uzman ve sivil örgütler eğitim çalışmaları başta olmak üzere, özel çalışma ve çabalarını bu tür kentlerin kamuoyu ve yöneticileriyle paylaşmalı ve uygulamayı kolaylaştırmalıdır.
Kentlerin Mücavir Alanları Estetik ve Kimlik Kazandırılarak Geliştirilmelidir.
Kentsel yerleşmelerdeki ikinci sorun ise, yeni gelişme ve mücavir alanlarının ve buralardaki dokunun kimliksiz ve yerel yapılaşma kültürüne uymayan nitelikte oluşmasıdır. Kimlikli ve estetik kentsel mekanlar için, kentin tarihi kimliğinin tanımlanması, çizili ve yazılı belgelerle bu kimliğin belirlenmesi, yerel kültüre uygun kavramsal ve estetik değerlerin ortaya çıkartılması gerekmektedir. Bu tür estetik verilerin kent planlarına, kentsel tasarımlara ve tasarım rehberlerine geçirilmesi, estetik kurullar aracılığıyla tarihi kimliğe uygun yeni kent mekanlarının yaratılması süreci başlatılmalıdır. Estetik kent ve yapı tasarım sürecinde önemli ve belirleyici meslek olan mimarlar ve plancılar başta olmak üzere, yapı sektörünün tüm kesimleri özel olarak sürece katılmalı, üretimler estetik ve kültürel değerlerle kimlikli hale getirilmelidir. Kamu yönetimlerinin tüm süreci katılımcı anlayışla yönetmesi, siyasi iradeyle süreçte inisiyatif almaları vazgeçilmez ve öncelikli sorumluluk ve görev olarak görülmelidir.
Planlama Süreklidir.
Çanakkale kent merkezi 1994 yılından bu yana katılımcı yöntemlerle sürdürdüğü koruma ve planlama çalışmalarını başarılı bir şekilde yürütmektedir. Ancak, önemli 2 eksiklik görülmektedir. Birincisi, plan sürecini sürekli kılacak çalışmalar yetersizdir. Yani, yapılan koruma planlamasının daima yaşamla örtüşmesi için kamu yararına, koruma ilkelerine uygun güncellenmesi gerekmektedir. İkincisi ise, etkileme alanlarının belirlenmesi ve birlikte planlanması gerekmektedir. Kentin kimlikli ve estetik bir bütünlükte planlanması kamu yönetimlerinin öncelikli sorumluğudur.
Kentsel Tasarım Kaçınılmazdır.
Çanakkale koruma ve planlama çalışmalarında bazı kentsel tasarım çalışmaları eksik kalmıştır. Yapıların arka bahçelerinin bir araya gelmesiyle oluşan imar ada içlerindeki yapılaşma dışı alanlar, aktif yeşil alan, dinlence, hoş vakit geçirme ve diğer kamusal işlevlerle düzenlenerek, kentsel tasarım projeleri tamamlanmalıdır. Sit alanı başta olmak üzere, kentin bütünündeki meydan ve sokaklar, insan kullanımı öncelikli işlevlerle ve yayalaştırmalarla kentsel tasarım projelerine kavuşturulmalıdır. Kentin bazı bölgelerinde yer alan çöküntü alanlarının bütüncül planlamayla ve yeniden işlevlendirilerek kente kazandırılması yönünde kentsel tasarım projeleri hazırlanmalıdır.
Mimarların Adları Yapılara Konmalıdır.
Özellikle estetik yapı tasarımlarının özendirilmesi için, tasarımı yapan mimarın uygulama sonrası sonuç ürün olan yapıların uygun ve görülebilir bir yerine isminin yazılması esastır.
Sonuçları Kamuoyuyla Paylaşıyoruz.
Her yıl Mayıs ayında yapılan Tarihi Türk Evleri Haftasının 28.si, 10-16 Mayıs 2010 tarihlerinde İstanbul’da başlatılıp Çanakkale’de sonuçlandırılmıştır. Teması “Çanakkale’de Tarih ve kimlikli Gelecek” olan Haftanın, Çanakkale ve civarında yapılan teknik gezi ve incelemeler, geniş bir katılımla gerçekleşen uzman sunumları ve panel-forum toplantısı başarıyla tamamlanmıştır. Tüm hafta boyunca yapılan etkinliklerden çıkan sonuçları, biz aşağıda imzası olanlar bir araya gelerek, bu “Sonuç Bildirgesi”yle tüm kamuoyunun bilgisine sunarız.
Çanakkale 2010 Kültür Girişimi Koordinatör İsmail Erten
Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği Başkan Prof. Dr. Cengiz Eruzun
Mimarlar Odası Çanakkale Şubesi Başkan Sevil Ural
Çanakkale Belediyesi Başkan Ülgür Gökhan
| Sonraki > |
|---|


